Bu yıl sebze yetiştirmekte çok farklı bir yöntem deniyoruz. Yöntem, iki temel esasa dayanıyor. Birincisi, genellikle İngiliz bahçelerinde çok uygulanan ve oldukça başarılı yükseltilmiş yastıklar. Bu yıl bu yöntemi bolca uyguladık zaten.
Sebzeler için her biri 200x125 cm. boyutlarında sekiz tane yükseltilmiş yastık planladık.
Her bir yastık yaklaşık 30 cm derinliğinde. Yastıkların içini coco-peat, kompost ve toprak karışımıyla doldurduk. Hindistan cevizi liflerinden oluşan coco-peat tam istediğimiz ölçüde toprak gevşekliğini sağladı. Tamamen organik bir malzeme olan coco-peat'e ekediğimiz kompost da, çim kırpıntıları, talaş ve öğütülmüş dal parçalarını fermente ederek elde ettiğimiz, besin değeri yüksek ve %100 organik malzeme. Bahçe toprağı ise biraz killi ama yeşil gübre ile iyice doyurulmuş durumda.
Peki, adalara ne ekip dikeceğiz?
Bu, aylardır devam eden bir araştırmanın konusu oldu. Sebze adalarının ikinci prensibi, İngilizcede "Companion Plants", Türkçede "Kardeş Bitkiler" ya da "Yoldaş Bitkiler" adı verilen esasa dayanıyor. Yani her ada, biribirini seven, biribirlerine bir şekilde yardım eden bitkilerden oluşacak.
Her adanın bir hakim bitkisi var. Hakim bitkinin şu ya da bu şekilde bir sarmaşık olma özelliği söz konusu. Başka bir anlatımla şöyle diyebiliriz. Her adada bir uzunlamasına, bir de enine (T şeklinde) kafesler olacak. Hakim bitki, ya bu kafeslere sarılacak, ya da kafesler hakim bitkiye destek olacaklar. Diğer bitkiler, hakim bitkinin yanında görmek istediği türlerden. Elbette bir de güneş, gölge ve rüzgar durumu var.
Buna göre, sekiz adayı üçe ayırdık. İlk grubun hakim bitkisi domatesler. İkinci grup salatalıklar, üçüncü grup ise fasulyeler.
Domatese dört ada ayırdık. Sayının fazla olmasının sebebi domates çeşitlerinin de fazla olması.
Kadife çiçekleri ve fesleğenler her adanın vazgeçilmez müdavimleri.
Bu adaların işi uızun süreceğe benzer. Devamı bir sonraki yazıda...


Alis'le 